Filistin özel sayısı – Doğan Hızlan

YİTİKSÖZ dergisinin kapağında Cahit Zarifoğlu’nun dizeleri yer alıyor:

Filistin bir sınav kâğıdı

Her mü’min kulun önünde

YitikSöz Filistin Özel Sayısı, Aralık 2025- Ocak Şubat 2026.

Dünya ahvali üzerine dergiler özel sayıları ile o olaya kalıcılık ve unutulmazlık kazandırırlar. Edebiyatın tarihi görevleri arasında bu tavır önde gelir.

Soykırım Mantığı Üzerine – YitikSöz

İnsan yaratılıştan iyilik ve kötülük duygularını içinde taşır. Bu duyguların ortaya çıkışı yerine göre öldürmek veya diriltmek şeklinde tezahür eder. Habil ve Kabil kardeşler arasındaki kavgadan iyilik ve kötülük eylemleri insanlık tarihine bir dipnot olarak eklenir. O günden bugünlere gelen süreçte öldürmek ve diriltmek aleniyet kazanır. Akan zaman içinde iki eylemden birinin hizasına yürümek insanın seçimi olur.

Bir insanı öldürmek Tanrı’nın yasakladığı bir eylemdir. Bu fiil, tersyüz edilmiş bir benliğin ve sürümenin ürünüdür. Bundan dolaydır ki yer yüzünde hâlâ kanın ve acının kol gezdiği topraklar bulunmaktadır. Suçun cazibesine kapılan insan zihni, bu gidişatın insanlığın ortak değerlerini sorumsuzca tahrip ettiğini görmek istememektedir.

Günümüzde Filistin’de yaşananlar, yalnızca siyasi bir hesaplaşma değil; insan onuruna yönelik sistemli ve bilinçli bir saldırının göstergesidir. Ölüm ve öldürme, Gazze’de günlük yaşamın sıradan bir parçası haline getirilmiş; neredeyse bir inancın ritüeli gibi işlemektedir. Bu durum, sistemli bir biçimde bir halkı yok etme iradesinin, kimi ideolojik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir soykırım sürecini işaret eder.

Siyonizm’in ilk dönemlerinden bu yana şekillenen yayılmacı ve ayrımcı anlayış, bugün askeri operasyonlarla, abluka politikalarıyla ve sistematik hak ihlalleriyle somutluk kazanmıştır. Gazze’de öldürülen her çocuk, yalnızca bir bireyin değil insanlık ruhunun katledilmesidir aynı zamanda. Vicdan, insanın fıtratında yer alan şaşmaz bir olgu olsa da bu olgu devredışı bırakılmış insan, işleyen ölme ve öldürme düzeninin aparatı durumuna getirilmiştir.

Dünya kamuoyunun bu soykırım karşısındaki sessizliği, aleni bir biçimde suça ortak olma anlamına gelmektedir. Zira sükût, ikrardan sayılır. Ölüm, artık Ortadoğu’da raflara dizilmiş bir ürün gibi pazarlanmakta; kıyıma direnenlerle sessiz kalanlar arasındaki uçurum her geçen gün daha da derinleşmektedir.

Kutlu öğretimizde/inancımızda bir insanı diriltmek bütün insanlığı diriltmek anlamını taşır. Bu nedenle insanın özbenliğinde var olan ‘diriltme’ eğilimini, yani hayatı ve yaşatmayı savunma bilincini yeniden hatırlamak zorundayız. İnsanlık onurunu savunmak, sadece Filistin halkı için değil; kendi geleceğimiz için de bir zorunluluktur.

Filistin özel sayısı

MEHMET NARLI – İsrail Bombardımanından Sonra Enkazda Bekleyen Sekiz Yaşındaki Kıvırcık Saçlı Sara’nın Söylediğidir

onların bombaları ve zehirleri var

bizim bir şeyimiz yok dedi annem

parçalanan cesetlerimizden

kaybolan kocalarımızdan

kemiklerimize yapışan derilerimizden

bizi bekleyen ölüm meleğinden başka

kötülerin silahları da ortakları da bitmez

bizim de acıyanımız çok ama gelmezler

korkarlar dünya cehenneminden

gitmeden önce demişti ki baban

onlarda Allah yok akrabalarımızda onur

artık ya bir çadırda ya yola düştüğümüzde

inşallah ölüm meleği bizi de bulur

anneme söylemedim ama ben o meleği

gördüm

yıkılan duvarların arasından çıktı ak

elleriyle

bir zeytin fidesi verdi bir de yeşil hurma

sen babana gitme baban gelecek dedi

geldiğinde bulsun diye bekliyorum burada

bekliyorum çünkü melekler yalan söylemez

bekliyorum çünkü gördüğümü

söyleyeceğim

rüyan ne güzelmiş kızım diyerek sarılacak

gelecek elinden tuttuğu kardeşimle beraber

geldiğinde bembeyaz bir yağmur yağacak

Kütüphanemizde, göz önünde

bulunduracağımız önemli bir özel sayı.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/istanbul-bogazinda-bulunan-cansiz-beden-rus-yuzucu-nikolai-svechnikova-ait-cikti-43089580